Yazı Detayı
23 Mart 2020 - Pazartesi 16:04
 
BATI VE DOĞU DİLLERİNDE TÜRKÇE
HABİP ÇADIRCI
 
 

Bugüne kadar hep başka dillerden Türkçe'ye giren kelimelerden bahsedilmiştir ve dilbilimcilerimiz bu yönde araştırmalarını yoğunlaştırmışlardır. Nedense Türkçe'nin başka dillere verdiği kelimeler gözardı edilmiştir.

 

Halbuki Türkçe Çince'den İtalyanca'ya kadar birçok batı ve doğu dillerine kelimeler vermiştir. Bu dillerde Türkçe kelimeleri benimsemiş ve kendilerinin malı saymışlardır.

 

Alman dilbilimci Ord.Prof.Dr.Gerhard Kessler, kend dillerine giren yabancı kelimelerin Alman halkınca tamamen benipsenip kullanıldığını ifade etmiştir.

 

Yine Bulgar dilbilimci Petir Miyatev ''Bulgarcada Türkçe kelimeler çok fazla. Halk bu kelimeleri öyle benimsemiş ki yabancı oldukları hiç belli olmamaktadır ve değiştirilmesi de mümkün görülmemektedir. '' demiştir.

 

Dilimize başka bir dilden geçip Türkçeleşen bazı kelimelerinde başka dillere geçtiği görülmektedir. Dilbilimcilere göre; uzak yakın birbirleriyle bağlantıları olan ülkelerin dilleri de bu ilişkiden etkilenmektedir.

 

Türkçe başka dillere bir çok yeni söz ve kavramlar veren büyük ve güçlü dildir. Şimdi sizlere Türkçe'den batı ve doğu dillerine geçmiş bazı örnekler sunmaya çalışacağım.

 

Türkçe'den Almanca'ya geçen kelimelerden bazıları şunlardır; Ağa -aga-agha, Başlık – bashlhlik, Kulaşı -guiasch, Bey -beg – bei, Han – chankhan,Yaşmak – jaschmak,Yastık – jastik,Yoğurt – yoghurt, Yurt – jurie,Kımız – kumıs, Çakal – schakal,Pazar – bazar-basar,Gavur – giaur,Kahve – kafee,Gazi – ghasi,Kadı – kadi,Minare – Minaret, Muhtar – muchtar, Ramazan – ramadan,Divan – diwan, Hoca – hodscha.

 

Türkçe'den İngilizce'ye 15. asırdan itibaren 551 kelime girmiştir. Bunlardan bazıları; Kayık – caique, Havyar – caviar, Beg armudu – bergamot,Han – khan, Kalpak – calpack, Hanım – khanum, Çakal – jackal, Gavur – giaour, Kaymakam – kaimakam,Vezir – vizier, Bayram – bairam,Deviş – dervish, Hoca – khoca, Çavuş – chiaus.

 

Türkçe'den İngilizce'ye aynen geçen bazı kelimelerde şunlardır; Joghurt, baklava, piaz, shiskebab, borek, chorek, pilav, raki, boza, pasha, beglerbeg, bimbashi, eyalet.

 

Macarlar eski Göktürk yazı sistemine benzer bir alfabe kullanıyorlar. Alfabeyi Türklerden aldıkları ortaya çıkmaktadır. Türkçe'den Macarca'ya aynen geçen kelimelere örnekler ise şöyle; Diz, göbek, mide, çadır, kazık, kapı, beşik, seki, balta, ağaçcı, giymek, çarık,yüksük, kürkçü,inci, yüzük, ayna, güç,fazilet, erdem, ahlak, zaman, vakit, yaş, öğle, çamur, deniz, tekne, buzağı, dana, inek, koç, keçi, oğlak, damga, dizgin,dingil, tarla, arpa, buğday, sabah, harman, yemiş, meyve, elma, üzüm, kendir, yazmak.

 

Beşyüz yıldan fazla egemenliğimiz altında olan Balkanlarda zamanın silemeyeceği izler vardır. Örf ve adetler vardır, dil vardır. Kısacası kültürel yönden etkilerimiz vardır.14. Ve 15. yüzyıllarda Balkan İslav dilleri Türkçe'den aldıkları A- U – İ, ile sonlanan kelimelere – ciya – civa gibi ekler koymuşlardır.

 

Misal olarak; kuyumciya, odaya, kapıya, bıçakcıya, yorgancıya, kalaycıya, komsiye, hemşeriye, boranıya, oklagiya gibi. Bu dillere aynen giren Türkçe kelimeler ise şöyledir; Beg, konak, kulluk, sokak, çıkmasokak, tezgol(tezgah), badava, kat, yorga, yastuk, duşek, şenluk, yavaşluk, beriçet(bereket), sarma, dolma, güveç, sogan, kasika, tencera, kazan, çorap, kaçak, mintan, yaka, yelek, para, tarla, sevgi, saygı, muavin, tahsildar, idare, kanun bulgur, baluk.

 

Balkan ülkelerinin herbirine Türkçe'den 5 bin civarında kelime geçmiştir. Balkan ülkeleri, Sovyet hegemonyasına girdiklerinde dillerindeki Türklük izlerini silmek için, Türkçe kelimelerden arındırılmış yeni sözlükler hazırladılar. Fakat bu dillere Türkçe öyle yerleşmişki başarılı olamadılar.

 

Türkçe'den Balkan dillerine giren kelimelerin araştırmasını biz değil İslav filozof ve dilciler yapmışlardır. Bunlardan ikisi, F.Miklosic ve Abdullah Skajic'tir. Türkçe, Irak'ta Selçuklular zamanında etkisini göstermiş Osmanlılar zamanında yayılmıştır.

 

Anadili Arapça olan halkın diline tamamen yerleşmiştir. Mesela Musu'da bazı semtlerin adı Yenikapı, Topkapı, Saraçhane'dir. Aynen geçen kelimeler ise; teneke, çadır, etek, beyrek(bayrak), berdağ(bardak), zengin, kalabalığ, cızma, kuzi, tamga, paşa, çakuç, hawli, cam, çay, ağa, balta, fırça, şiş, kundura, şişe, döşek, sağlam, kayış, gimrik(gümrük), takım, üti’dir.

 

Ural – Altay dil grubuna mensup Türkler ve Moğollar, Orta Asya'da aynı coğrafi bölgede yaşadıklarından birbirleriyle bir çok kelime alışverişi yapmışlardır. Türkçe'den Moğolca'ya geçen kelimelere birkaç misal şöyle; Tengiz- cinggiz, Pars -bars, kaplan – kablan, kaçir – katır, cıl – yıl, sirge – sirke, tegirmet – değirmen, al, kara, çöl. Dünyada hiç bir dil saf değildir ve bütün diller birbirlerinden kelime alıp vermişlerdir.

 

Türkçe'de batı dillerinden, Çince'den, Farsça'dan, Moğolca'dan, Arapça'dan kelime almıştır. Bunlardan bazıları zamanla milletimiz tarafından dilimizin kuralları içinde kabul edilmiş, bazıları ise benimsenmeyerek geldikleri yerlere gitmişlerdir.

 

Son olarak şunu söyleyebiliriz; Türkçemize sahip çıkalım. Türkçe'mize sahip çıkmayıp tanınmaz hale getirirsek, dünyada mevcudiyeti ile övüneceğimiz izlerimizde unutulur gider.

 
Etiketler: BATI, VE, DOĞU, DİLLERİNDE, TÜRKÇE,
Yorumlar
Haber Yazılımı