Yazı Detayı
12 Şubat 2020 - Çarşamba 13:56
 
DENETİM VE DENETİMSİZLİK!
EYYÜP AYDIN
 
 

Ülkemizde her şey baştan aşağı yanlış, her şey yarım yamalak. Ne tam anlamıyla hukuk devleti olabildik, ne demokrasi standardımızı yükseltebildik, ne sosyal bir devlet olabildik, ne de doğru dürüst adaleti tesis edebildik. Özgürlük karnemiz ise çok zayıf. Her şeyin başı denetim diyoruz ama denetlemekten ve denetlenmekten sürekli kaçıyoruz. Hep senin adamın, benim adamım anlayışıyla ülke yönetiyoruz. Türkiye'de kendi kendisini denetleyen kaç işyeri vardır? Devlet zaten denetlemiyor. Binaların haline bakın! İnşaatlar adam gibi denetlense, çürük bina yapılmaz ve olası bir depremde, can ve mal kaybı en zararla atlatılır ve bu kadar çok acı yaşanmaz. Biz ne yapıyoruz, canımızı ve sağlığımızı kader deyip Allah'a emanet ediyoruz. Bunun sonucunda başta deprem gibi afetlerde acımız çok büyük oluyor, özellikle gıda sektöründe insan sağlığını tehdit eden çok büyük sahtekarlıklar ve vurgunlar yaşanıyor.   

 

Yıllardır denetimsizliğin faturasını çok ağır ödedik, ödemeye de devam ediyoruz. Bu denetimsizliğin ucu, dönüp dolaşıp siyasi iktidarlara kadar uzanıyor. Neden mi? Çünkü her dönemde siyasi iktidarlara yakın yandaşlar oluşuyor. Bu yandaş iş yerlerinde devletin iş müfettişleri doğru dürüst denetim yapabilir mi? Yandaş medyayı vergi denetim elemanları denetleyebilir mi? Denetleyemez! Hal böyle olunca, ihmaller zincirine bir de sorumsuzluğu eklediğimiz de, işte o zaman felaketler kaçınılmaz hale geliyor. Maden ocaklarındaki kazaların, depremdeki çürük binaların tek sorumlusu doğru dürüst denetim yapmayan kurumlardır. Düşünün, devlete ait inşaatlarda iş güvenliği olmazsa, o zaman biz hangi denetimden söz edeceğiz? Denetim mekanizmasını çalıştırmayanlar, bu ülkede  "bostan korkuluğu mu?" Aslında Türkiye'deki kurum ve kuruluşlarda yaşanan gerçek şu: Yetkinin olduğu yerde sorumluluk yok, sorumluluğun olduğu yerde de yetki yok!

 

DENETİMSİZLİK

 

 - Depremlerde can ve mal kaybı demektir...

 - İş kazalarında facia demektir...

 - Trafik kazalarında katliam demektir...

-  Sahte gıda üretimi ve gıda terörü demektir...

 - Sahte ilaç üretimi demektir...

 - Kirlilik ve kötü bir çevre demektir...

 - Düzensizlik ve başıboşluk demektir...

 - İnsanların zehirlenmesi demektir...

 - Yolsuzluk ve rüşvet demektir...

-  Adaletsizlik ve haksız kazanç demektir...

 - Can ve mal güvenliği yok demektir...

 - Hırsızlık ve  dolandırıcılık demektir...

 - Sağlıksız bir toplum demektir...

 

Denetimsizliğin yarattığı ihmaller saymakla bitmiyor. Başta inşaat sektörü ve maden ocakları için pek çok sektörde aylık ve yıllık eğitim seminerleri olurdu. Bu eğitim seminerlerine ne oldu? Çünkü denetim yok. Nerede başarısızlık varsa, nerede yanlış varsa, nerede ihmal varsa orada mutlaka denetimsizlik vardır. Bu denetim öyle bir şey ki, bir milletin, bir ülkenin geleceği demektir. Her alanda gelişmiş ülkeler, bu gelişmişliğe denetim sayesinde ulaşmışlardır. Biz ise denetimsizliğin bedelini çok ağır ödüyoruz. "Deprem değil, bina öldürür" sözü üzerinde kafa yormuyoruz, sadece konuşuyoruz ve ondan sonra da  her şeyi unutuyoruz.  Bu ülke bir gün çok büyük felaketlerle karşı karşıya kalırsa, denetimsizlikten kalır!

 

 

 
Etiketler: DENETİM, VE, DENETİMSİZLİK!,
Yorumlar
Haber Yazılımı